Tülin Akın 3. Tarım ve Orman Şurası’ nda!

Tabit Akıllı Tarım Teknolojileri Kurucu Ortağı Tülin Akın, 3. Tarım ve Orman Şurası’ na katılım sağladı.

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 15 yıl aradan sonra 3. Tarım ve Orman Şurası’ nda Ortak Akıl Buluşması başlığı altında 5 Yıllık Plan ile çeyrek asırlık yol haritası oluşturuldu.

Tarım ve Orman Bakan Bekir Pakdemirli, Tarım Orman Şurası’ndan ortak akılla memleketin gücüne güç katacak bir yol haritası beklediğini belirterek, “Ben de bundan sonraki her 5 yılda bir şuranın yapılmasını öneriyor ve bir sonraki Tarım Orman Şurası’nın da tarihini belirlemelerini teklif ediyorum.” dedi.

Şurada, deyim yerindeyse futboldan sonra halkın en çok konuştuğu konu olan tarım ve ormanın ele alınacağını anlatan Pakdemirli, burada sözü tarımla ilgili paydaşlara bırakacağını ve kendisinin de buradan çıkacak tavsiye kararlarını heyecanla bekleyeceğini söyledi.

Pakdemirli, ilk defa tüm Türkiye’nin söz sahibi olduğu bir Tarım Orman Şurası gerçekleştirildiğine işaret ederek, şuranın 5 yıllık planla 25 yıla ışık tutacağını bildirdi.

Geçen hafta vatandaşların Çorum’da 1 saat içinde en fazla fidan dikme rekorunu kırdığını anımsatan Pakdemirli, “Görüyoruz ki halkımız rekora doymadı, Tarım Orman Şurası’’nda da bir rekora daha imza atmak istedi. An itibarıyla şuraya web sayfamız üzerinden bildirilen görüş sayısı 23 bini aşmış, bu şura tarihimizin ‘en geniş katılımlı şurası’ olarak kayda geçmiştir. Şura için hem Türkiye’den hem de dünyanın dört bir yanından pek çok geri dönüş aldık. Danimarka’dan gelen Muhammed kardeşimiz de Yüksekova’dan gelen Ayşe ablamız da Kars’tan gelen çoban Yusuf’umuz da işte burada.” ifadelerini kullandı.

Pakdemirli, şuranın tanıtım toplantısını 17 Temmuz’da gerçekleştirdiklerini anımsatarak, bu süreçte 50 binden fazla muhtarla temasa geçildiğini, 7 binden fazla paydaşla buluştuklarını anlattı. Şura için oluşturulan 21 çalışma grubundaki katılımcı sayısını 2 bin kişiye çıkardıklarını belirten Pakdemirli, 83 günde 200’ün üzerinde toplantı yapıldığını bildirdi.

“Türkiye Tarımı Dünya Markası Haline Gelmeli”

Şura için görüş bildiren kimsenin emeğinin boşa gitmeyeceğine dikkati çeken Pakdemirli, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sürdürülebilir üretimle Türkiye’mizi nice nice 100 yıllara hep beraber taşıyacağız. Tarım Orman Şurası ile geleceğimizde inşallah yeni bir dönem başlayacak. Zira bu şura bir sonuç değil, başlangıçtır. Tarım, tüm dünyada büyük bir değişim ve dönüşüm geçiriyor. 2050 yılına kadar dünya nüfusu 10 milyara yaklaşacak ve bu nüfusun beslenmesi için mevcut gıda üretiminin yüzde 50 artırılması gerekiyor. Benzer bir tablo, ülkemiz için de geçerlidir. Dolayısıyla burada çiftçilerimize, üreticilerimize, yetiştiricilerimize büyük görev düşüyor. İnşallah sizlerin gayretiyle, sizlerin eli, sizlerin emeğiyle Türkiye tarımını hep birlikte dünya markası yapacağız.”

Pakdemirli, gençlerin tarıma özendirilmesi, girişimci kadınların da daha çok desteklenmesi gerektiğini vurgulayarak, “Çünkü ben çok iyi biliyorum ki beyler hiç kusura bakmasın, o tarlalarınızda siz bir saat çalışıyorsanız, hanımlarınız 3 saat çalışıyor. Toprağımız bereketli, suyumuz kaliteli, işlenen tarım arazimiz ülke yüzölçümünün 3’te 1’i. İşte bu hazine işlemeniz için, üretmeniz için sizleri, siz gençlerimizi bekliyor. Avrupa’nın en genç nüfusuna sahip ülkeyiz. Yani bizim zehir gibi bir gençliğimiz var. İşte bunun için gelin, tarımı plazalarda çalışmaktan daha cazip bir iş dalına dönüştürelim. Şırnak’ta sütü işleyerek değer katan ve bununla yöresine istihdam sağlayan Zahide kızımız size ilham olsun. Yozgatlı Hacı Ömer ağabeyiniz, imkansızlıklardan imkan çıkarmak nedir, sizlere öğretsin.” değerlendirmesinde bulundu.

Geçen aylarda tanıtımı yapılan yüzde 100 yerli ve milli traktörün Türkiye’nin nerelerden bugünlere geldiğinin öz bir ifadesi olduğuna işaret eden Pakdemirli, orman yangınlarıyla mücadelede gelinen aşamayı da anlattı. Orman yangınlarına müdahale süresini 40 dakikadan 12 dakikaya düşürdüklerini belirten Pakdemirli, “Bundan sonra da modern tekniklerle, eğitimli insan kaynağımızla, yakın bir zamanda tanışacağınız yangın söndürme tankıyla, İHA’larımızla yangınlarla mücadelede daha etkin bir yol izleyeceğiz.” diye konuştu.

Pakdemirli, şura için toplanan 30 bin parçalık fikir ve proje deposuyla tam anlamıyla bir tarımsal bilgi, plan, proje kütüphanesi oluşturulduğunu bildirerek, şunları kaydetti:

“Şuradan ortak akılla memleketimizin gücüne güç katacak bir yol haritası bekliyorum. Ben de komisyon üyelerimize, bundan sonraki her 5 yılda bir şuranın yapılmasını öneriyor ve bir sonraki Tarım Orman Şurası’nın da tarihini belirlemelerini teklif ediyorum. Tarım, siyaset üstü bir meseledir, milli güvenlik ve memleket meselesidir. Sorunlu değil sorumlu davranacak herkese, üreticimize ve yetiştiricimize güç verecek her fikre, tüm devlet adamlarımıza ve vatandaşlarımıza, bakanlığımızın, müdürlüklerimizin, araştırma enstitülerimizin kapıları da gönlümüz de soframız da sonuna kadar açıktır.”

Bakan Pakdemirli: Çiftçi kooperatifle ürünleri pazarlayacak

Pakdemirli, tarımsal desteklerde alternatif bir yol olarak ortaya koyacakları bu modelle, çiftçinin üyesi olduğu kooperatifle sözleşme yapacağını anlattı. Pakdemirli, kooperatifin, hasat vadeli sıfır faizle girdi temin edeceğini, ürünleri pazarlayacağını ifade ederek, “Yeni dönemde Bakanlık olarak sözleşmeli üretim yapan üretici örgütlerini destekleyeceğiz. Yani çiftçimiz örgütü aracılığı ile sözleşmeli üretim yaparsa, tohuma gübreye para vermeden tarlasını ekecek. Ayrıca çiftçimizin malını pazarlama derdi de ortadan kalkacak. Girdileri hasadından sıfır faizle mahsup edilecek. Bu modelin samimiyetle tartışılmasını arzu ediyor, şuramızın ilk somut çıktısı olmasını diliyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

Pakdemirli, konuşmaların ardından şura çalışmalarında emeği geçenlere plaket takdim etti.

Şura açılışına, bazı milletvekilleri, bürokratlar, üniversite ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ile çiftçiler ve muhtarlar katıldı.

3. Tarım ve Orman Şûrası kapsamında oluşturulan 21 çalışma grubu başlıklarında çalışma yürüterek hazırlıklarını yaptı Tarımsal Yapı ve Dönüşüm, Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı, Hayvansal Üretim ve Hayvan Sağlığı, Balıkçılık ve Su Ürünleri, Tarımsal Girdiler ve Finansman, Gıda Güvencesi, Tarımsal Meteoroloji, Çevre ve Doğal Kaynakların Yönetimi, Tarımsal Sulama ve Su Yönetimi, Mera Yönetimi, Tarımsal Öğretim, Çiftçi Eğitimi, Yayım ve Ar-Ge, Tarımda Üretici Örgütlenmesi, Tarımsal Pazarlama ve Yeni Pazarlama Trendleri, Kırsal Kalkınma ve Tarımda İstihdam, Tarımsal Destekleme Politikaları, Tarım ve Orman Hukuku, Tarımsal Üretim Planlaması, Tarımda Teknolojik Dönüşümler konularında çalışmalar yapıldı.

Tarımda Teknolojik Dönüşümler

Tabit Kurucu Ortağı Tülin Akın, Bakanlığın daveti üzerine katıldığı şurada 3 gün süren çalışmalarda bilgi ve fikirlerini belirtti. Özellikte yürütmekte olduğu projelere değinen Tülin Akın “Tarımda Teknolojik Dönüşümler Grubunda” birçok tarım sorununa çözüm ürettiklerini belirtti.

Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan Sonuç Bildirgesi’ ni Açıkladı!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Dünyanın 195 farklı ülkesine bin 690 tarım ürünü ihraç ediyoruz. Tarımsal ürün ihracatımızı 3,7 milyar dolardan 17,7 milyar dolara çıkardık” dedi.

Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen 3. Türkiye Tarım Orman Şurası’na katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, alınan kararların öneminden bahsederek, asıl önemli olanın alınan kararları hayata geçirmek olduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 yıl aradan sonra ‘ortak akıl buluşması’ temasıyla düzenlenen şurada sektörün tüm paydaşları eleştirilerini, görüşlerini, önerilerini özgür bir şekilde ifade etme imkanı buldu. Oluşturulan 21 ayrı çalışma grubunda bitkisel üretimden hayvan sağlığına, desteklemeden gıda güvenliğine, orman hukukundan balıkçılık ve su ürünlerine, tarımda teknolojik dönüşüme kadar çok geniş bir yelpazede kısa, orta ve uzun vadeli stratejiler belirlendi. Ayrıca ülkemiz tarım ve ormancılığını geliştirmek, sıkıntılarına çözüm bulmak için şuraya 50 binin üzerinde görüş iletildi. Bunun yanında 81 ilde düzenlenen toplantılara sektörle ilgili 7 bini aşkın insanımız katıldı. Bu özellikleri ile 3. Tarım ve Orman Şurası, şimdiye kadar en geniş katılımlı şura olarak kayıtlara geçti. Gerek şura sırasında sektör temsilcilerinin, gerekse dijital platformlarda halkımızın dile getirdiği her bir görüşün başımızın üzerinde yeri vardır. Biz ülkemize dair her meselede istişare kültürüne daima önem veren bir kadroyuz. 3. Tarım ve Orman Şuramızın temel ilkesi de yine istişare olmuştur. Şurada alınan kararlar milletimizin, uzmanların, sektör temsilcilerinin ve şu anda milletin evinde sizlerle birlikte bu çalışmayı yapmak bizim geleceğimizi aydınlatacak en önemli adımdır. Uzaktan eleştirmek yerine konuya bizzat dahil olan, kanaatlerini bizimle paylaşan herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Karar almanın önemli olduğunu, asıl meselenin alınan kararları takip edip hayata geçmesini sağlamak olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Uygulamaya ve politikaya dönüşmeyen her karar ne kadar güzel, ne kadar güçlü olursa olsun havada kalmaya mahkumdur. Çiftçimizin, üreticimizin, tarım emekçilerimizin hakkını ancak bu şekilde ödeyebiliriz. Türk tarım ve ormancılığını çok daha ileriye taşımak istiyorsak, ortak akılla şekillendirdiğimiz şura kararlarını ortak akılla uygulamaya koymamız gerekiyor. Hayvancılıkla birlikte gerek süt ve mamullerinde, gerek et ve mamullerinde atılacak adımlarla bu sektörde sizler çok ciddi sınavları veriyorsunuz. Cumhurbaşkanı olarak Türk tarımını geliştirecek, Türk çiftçisini geliştirecek kararların yakın takipçisi olacağız. Dün akşam Ziraat Bankası Genel Müdürümüz ile etraflıca görüştüm, Ziraat Bankamız inşallah çiftçilerimizle ile çok daha etraflıca, geniş kapsamlı ve kredide bu güne kadar alışılmışın dışında bir dayanışmayı sürdürecektir. Belki de sizlerle ortaklığa gidecek, bu tür adımları atacak. Biz artık istiyoruz dışarıdan Kurban Bayramlarımızda, şurada burada hayvan ithali yapmayalım. Bu konuda atılmış çok kararlı adımlarımız var. İnşallah Anadolu ana olarak görevini yerine her alanda getirecek” şeklinde konuştu.

“Milletimizin gıda güvenliğini garanti altına almak milli güvenlik meselesi haline gelmiştir”

Dünyanın iletişim ve ulaşım teknolojilerinde yaşanan ilerleme sonucunda çok büyük dönüşüm geçirdiğini, hayatın her alanında teknoloji devriminin olumlu veya olumsuz yansımalarına şahit olunduğunu belirten Erdoğan, 15-20 yıl öncesine kadar üzerinde yetirince durulmayan iklim değişikliği, obezite, göç, gelir adaletsizliği, kuraklık, kürese ısınma gibi pek çok meselenin bugün artık insanlığın ana gündem maddeleri haline geldiğini belirtti. Coğrafi konumu veya gelişmişlik düzeyi ne olursa olsun tüm ülkelerin bir şekilde bu sorunlarla yüzleştiğini söyleyen Erdoğan, “İklim değişikliği sadece dünyayı en fazla kirleten gelişmiş devletleri değil, Afrika kıtasındaki fakir ülkeler başta olmak üzere tüm insanlığı etkiliyor. Biz de bu olumsuzluklardan etkilenen ülkeler arasındayız. Yüce Allah’ın tüm insanlığa emaneti olan tabiat, özellikle batılı büyük şirketler eliyle tarihte belki de hiç olmadığı kadar hoyratça kullanılıyor, adeta talan ediliyor. Verimli tarım alanlarının azaldığı, su kaynaklarının kıtlaştığı, denizlerin kirlendiği, iklimlerin değiştiği, hava olaylarının öngörülemez hale geldiği ürkütücü bir dönemin içindeyiz. Bu yeni dönemin alametifarikaların biri de topağın, suyun, tarım alanlarının stratejik önemi ve rekabetinin artmasıdır. Geçtiğimiz asırda yer altı kaynakları için yürütülen mücadelenin aynısı bugün tarım alanları ve su kaynaklarının kontrolü için veriliyor. Gelişmiş ülkeler gıda güvenliklerini ve geleceklerini garantiye almak için olağanüstü çaba harcıyor. Tarım arazisi ve su kaynakları bakımından zengin birçok Afrika ve Güney Amerika ülkelerinin istikrarsızlıkla boğuşmasının sebeplerinden birisi budur. ‘Ambarın anahtarı kimin elindeyse güç de onun elinde olur’ derler. Milletimizin gıda güvenliğini garanti altına almak her ülke gibi Türkiye için de milli güvenlik meselesi haline gelmiştir. Temel tarım ürünlerinde dışa bağımlı olmak en az savunma sanayinde dışa bağımlılık kadar tehlikelidir. Kıtaların ve çıkar mücadelelerinin kesiştiği bölgede yer alan bizim gibi bir ülke için bu asla göze alınamayacak bir risktir. Tarım politikalarımızı işte bu gerçeklerin üzerine bina ediyoruz. Ülkemiz için güvenlik riski oluşturacak hiçbir adıma şimdiye kadar müsaade etmedik, asla da müsaade etmeyeceğiz. Yine bu anlayışla iktidara geldiğimiz günden beri, tarım alanlarımızın geliştirilmesine, su kaynaklarımızın korunmasına, orman varlığımızın güçlendirilmesine önem veriyoruz. Tarımsal üretimi ekonomik boyutunun çok ötesinde stratejik bir sektör olarak değerlendiriyoruz. Bundan sonra da aynı hassasiyetle yolumuza devam edeceğiz. Türk tarımını küresel tarım ve gıda şirketlerinin güdümüne sokacak her türlü teşebbüsün karşısındayız. Tarım topraklarımızın miras yolu ile bölünmesini gelin birlikte engelleyelim. İktidara geldiğimizden bu yana hep bunun gayreti içindeyiz, bunu engelleyelim istiyoruz. Özellikle tarımda bu bölünmeyi engellediğimiz zaman hep birlikte ailece de güç kazanırız, milletçe de güç kazanırız. Çiftçimize her türlü araç, gereç, gübre, tohum desteği verelim, ürünlerin en iyi şekilde değerlendirilmesini sağlayalım. Bu konuların hepsinin arkasındayız, yanındayız. Ama Türk tarımını küresel şirketlerin sadece kar odaklı çalışan çarkı içinde ezdirmeyeceğiz. Tarımda milli güvenliğimize özellikle öncelik vermeyen her türlü projeye, her türlü dönüşüme karına zararına bakmaksızın karşı olduğumuzu altını çizerek bir kez daha ifade etmek istiyorum” açıklamasında bulundu.

Öte yandan bakanlık öncülüğünde çalışmaları yürütülen elektrikli traktörün prototipi de ATO Congresium’da sergilendi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir