Sürdürülebilir Geleceği Tasarla yarışmasına toplamda, 75 farklı üniversiteden 900 öğrenci, “Kendine Yeten Verimli Yaşam Alanları” temasında hazırladıkları 585 farklı projeyle katıldı. Rönesans Holding’in düzenlediği 6. Sürdürülebilir Geleceği Tasarla Yarışması’nın ödül töreni ve ‘Bugünden Sürdürülebilir Geleceğe’ webinarında sürdürülebilirlik, girişimcilik, kapsayıcılık ve gelecek kavramları öne çıktı. Rönesans Holding’den yapılan açıklamaya göre, ödül töreni ve webinar, TABİT Kurucu Ortağı ve Vodafone atıllı Köy Kurucusu Tülin Akın Prof. Dr. Özgür Demirtaş, Ufuk Tarhan ve sosyal girişimcilik platformu Ashoka Türkiye ekibinden İstem D. Akalp, Mert Fırat, Uygar Özesmi ‘nin konuşmalarına ev sahipliği yaptı. Açıklamada, törenin açılışında yaptığı konuşmaya yer verilen Rönesans Holding Yönetim Kurulu Başkanı İpek Ilıcak Kayaalp, yarışmanın birincisi seçilen ekibin 5 genç kadın mimardan oluştuğunu belirterek, ‘Geleceğin inşasında kadının söz sahibi olması, içinden geçtiğimiz zorlukları aşmamızda ve geleceğe umutla bakmamızda kilit rol oynayacak. Eğitimden mimariye her alanda kadın istihdamından maksimum güç almamız, geleceğimizi sürdürülebilir kılmak adına toplumsal bir sorumluluğumuz.’ ifadelerini kullandı.
“Öncelik Hibrid Yaşamayı Benimsemek”
TABİT Akıllı Tarım Teknolojileri AŞ Kurucusu Tülin Akın da tek sayfalık bir web sitesinden Cezayir çöllerinde teknolojik tarıma yol gösterecek kadar büyük bir hikayeyi paylaştı. ‘Hibrid Gelecek Nasıl Gelecek?’ oturumunda gençlere gelecek ve iş dünyasında var olabilmek konularında tavsiyelerde bulunan Fütürist Ufuk Tarhan da her şeyi bir anda değiştirmenin veya iyileştirmenin mümkün olmadığını, öncelikle hibrid yaşamı, hibrid olma kavramını benimsemenin önemini vurguladı.Tarhan, kişilerin hibrid yaşam biçimiyle geçmişin kalıplaşmış doğrularını kaçınılmaz olarak yaşarken, gelecekte yapılması gerekenleri de aynı zamanda hayata geçirebileceklerini aktardı. Tarhan, gençlere yönelik, ‘Kendi kendimize öğrenmemiz, kendi kendimize düşünmemiz (otodidaktizm) ve sorumluluğu üzerimize almamız gereken bir çağdayız. Hangi konuya kendinizi adamak istiyorsanız öğrenme sorumluluğunun, size verilen müfredat dışına çıkarak kendi kendinize başarmak olduğunu unutmayın. Bunun için de çok çalışmak lazım.’ ifadelerini kullandı.
900 Öğrenci 585 Grup Projeleriyle Katıldı
Geleceği hayal ederken, çevresel, ekonomik ve sosyal anlamda ‘sürdürülebilir gelişme’ yolundan bir an bile ayrılınmaması gerektiği dönemden geçildiğini aktaran Kayaalp, şunları kaydetti:’Biz bulunduğumuz pazarlarda, kalite standartlarımız, teknolojimiz, müşteri odaklılığımız ve çalışan memnuniyetimizle sektörün gelişimine, değişimine yön veren bir konumdayız. Bu çerçevede, lider bir oyuncu ve rol model olarak, sektörün gelecek yeteneklerini de sürdürülebilirlik bilinciyle yetiştirmek hedefindeyiz. Böylece bize sunulan fırsatları yeni nesillere aktarmış olabileceğimize inanıyoruz. 6 yıl önce bu vizyonla yola çıkarak Sürdürülebilir Geleceği Tasarla yarışmasını hayata geçirdik. Gençlerin konuya her yıl daha da artan ilgisi de bizim motivasyonumuzu artırdı. Bugün, gerek Türkiye’nin dört bir yanında her yıl ortalama 25 üniversiteyi ziyaret ederek gerçekleştirdiğimiz tanıtım, eğitim ve seminerlerle gerekse yarışma başvurularıyla 100 binden fazla üniversiteli gence ulaşmış olmanın gururu ve mutluluğu içindeyiz. Bu yıl yarışmamıza 75 farklı üniversiteden 900 öğrenci, 585 grup projeleriyle katıldı. Her biri inanılmaz detaylar barındıran, sürdürülebilirlik temasını geleceği tasarlarken kullanan birbirinden yaratıcı fikrin arasından 10 farklı kategori için zorlanarak seçim yaptık. Kazanan 28 yaratıcı fikir sahibi genç başta olmak üzere katılım gösteren tüm öğrencileri tebrik ediyorum.’
“Sürdürülebilirliğin Temelinde Teknoloji”